SHÇEK’de Annelik Hakkımızdan, Güvenceli İş Hakkımızdan ve Meslek Onurumuzdan Vazgeçmeyeceğiz!

0
374

19 ocak 2011 shçek basın açıklaması

Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu adından da anlaşılacağı gibi özellikle “korunmaya muhtaç çocukları” gerekli koşulları sağlayarak devletin himayesinde bütün yurttaşlık haklarını kullanabilmesi adına ona gerekli imkanları sağlamakla yasalarca görevlendirilmiş a yetkisini anayasadan ve ilgili yasalardan alır.

Gelin görün ki; çocukları korumakla yükümlü kılınmış bir kurum olan SHÇEK, hekimlerin hamileliği süresince gerekli görerek birkaç kez rapor verdiği bir çalışanının daha doğmamış bebeğinin hayatını imzalanmış bütün uluslar arası sözleşme ve hukuk kurallarını hiçe sayarak tehlikeye atabilmiştir. SHÇEK’te taşeron şirket aracılığıyla hukuksuz bir biçimde çalıştırılan yüzlerce emekçiden birisi olan Aysel Polat, hamileliği döneminde aldığı doktor raporları nedeniyle iş performansının düştüğü gerekçe gösterilmiş ve “ya çocuğunun hayatını tehlikeye atarak çalışırsın, ya da işine son veririz” denilmiş ve ardından da 7 Ocak 2011 tarihide eline ulaşan bir tebligatla doğumuna kısa bir süre kala işten çıkartmıştır. Aysel Polat arkadaşımızın işten çıkartılması güvencesiz çalıştırmanın, taşeronlaştırmanın insanlık dışı yıkıcı sonuçlarının SHÇEK gibi devletin en toplumsal yüzü olması gereken bir kurumda bile ne boyutlara ulaşabileceğinin son örneği olmuştur.  

SHÇEK bununla da yetinmemiş ticari cinsel sömürüye maruz kalan kız çocuklarına 6 yıldır hizmet veren bir birimde yine taşeron şirketler aracılığıyla çalıştırılan bir sosyolog arkadaşımızı “AVİVA/SA Şirketi artık maaşlarınızı ödemek istemiyor” diyerek bakım elemanı olarak çalışmaya zorlamaktadır. Bu dayatmayı her şeyden önce Sosyologlara olan bakış açısının bir sonucu olarak değerlendiriyor ve kurumda çalışan bütün sosyologlar adına bu uygulamayı asla kabul etmeyeceğimizi ilan ediyoruz.

Ayrıca SHÇEK sendikamızın girişimleri sonucunda Çalışma Bakanlığı tarafından “muvazaalı” (hileli) olduğu tespit edilen ihalelerle çalıştırmakta ısrar ettiği ve yıllardır kurumun personeli olan çalışanlarına sanki yeni işe alınıyormuşçasına 2 aylık deneme süresi gibi kabul edilemez ve komik maddeler barındıran sözleşmeleri imzalamaya zorluyor. İmzalamayanların işten çıkartılacağını söyleyerek baskı kuruyor.

Tüm bu yaşananlar devletin tüm alanlarda artık pervasız bir biçimde uyguladığı taşeron çalıştırmanın sağlık ve sosyal hizmetler alanındaki telafisi mümkün olmayan toplumsal sonuçlarının birkaç örneğidir. SHÇEK asıl işi olan sosyal hizmetlerin neredeyse tamamını taşeron şirketlere ihale etmiş durumdadır. Bugün sadece İstanbul’da SHÇEK’e bağlı 43 kurumda 1000’e yakın SHÇEK çalışanı, sosyal çalışmacılar, sosyologlar, psikologlar, bakıcı anne ve babalar taşeron şirketler aracılığıyla çalıştırılmaktadır.  Yani “toplumun vicdanı ihaleye çıkartılmıştır” ve bunda ısrar edilmektedir.

SHÇEK çalışanları olarak; annelik hakkımızdan, güvenceli iş hakkımızdan ve mesleki onurumuzu korumaktan asla vazgeçmeyeceğimizi yapacakları her türlü baskıya karşı örgütlü gücümüzü ve hukukun bize verdiği haklarımızı kullanarak sonuna kadar mücadele edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz…

DİSK / DEV SAĞLIK-İŞ